Özenç Hukuk Bürosu

GİRİŞ

Bu yazımızda Türk Ceza Kanununda düzenlenen, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin  (kara para) aklanması suç tipini inceleyeceğiz.

Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Nedir?

Suçtan kaynaklanan malvarlığı değeri; kanunun suç olarak düzenlediği fiillerin işlenmesi sonucunda doğrudan veya dolaylı biçimde elde edilen para, mal, ekonomik menfaat, hak, alacak, gelir veya bunların değerini temsil eden her türlü varlığı ifade eder. Bu kapsam, yalnızca suçtan elde edilen doğrudan gelirleri değil, bunların dönüştürülmesi, değerlendirilmesi veya farklı bir malvarlığı unsuruna çevrilmesi sonucu ortaya çıkan dolaylı değerleri de kapsar.

Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerinin Tanımı (TCK m.282)

Türk Ceza Kanunun 282. maddesinde, hukuka aykırı yollardan elde edilen malvarlığı değerlerinin meşru bir kaynaktan elde edilmiş gibi gösterilmesi, gizlenmesi veya bunların kaynağının değiştirilmesine yönelik fiilleri ‘suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ suçu olarak düzenlemektedir.

TCK’nın 282. maddesinde şu şekilde düzenlenmiştir:

Alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini, yurt dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla, çeşitli işlemlere tâbi tutan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

Birinci fıkradaki suçun işlenmesine iştirak etmeksizin, bu suçun konusunu oluşturan malvarlığı değerini, bu özelliğini bilerek satın alan, kabul eden, bulunduran veya kullanan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Bu suçun, kamu görevlisi tarafından veya belli bir meslek sahibi kişi tarafından bu mesleğin icrası sırasında işlenmesi halinde, verilecek hapis cezası yarı oranında artırılır.

Bu suçun, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.

Bu suçun işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

Bu suç nedeniyle kovuşturma başlamadan önce suç konusu malvarlığı değerlerinin ele geçirilmesini sağlayan veya bulunduğu yeri yetkili makamlara haber vererek ele geçirilmesini kolaylaştıran kişi hakkında bu maddede tanımlanan suç nedeniyle cezaya hükmolunmaz.”

Suçun Maddi Unsuru

Öncül suçun işlenmesinin ardından, bu suçtan elde edilen malvarlığı gelirlerinin veya değerlerinin aklanması suçunun oluşabilmesi için birtakım şartların gerçekleşmesi gerekmektedir. Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçu, kasten ve iki farklı seçimlik hareketle işlenen bir suç tipidir.

İlk seçimlik hareket suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini, yurt dışına çıkarılmasıdır. Burada suç gelirleri yurt dışına çıkarılması fiziken gerçekleştirilebileceği gibi bankacılık ve kripto transferleri ile gerçekleştirilebilir.

İkinci seçimlik hareket ise suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla, çeşitli işlemlere tâbi tutulması işlemidir.

Bu seçimlik hareketlerden herhangi birinin gerçekleştirilmesi, suçun oluşması için yeterlidir.

Suçun Nitelikli Halleri

Türk Ceza Kanunu’nun 282. maddesinde düzenlenen suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçu, temel şeklinin yanı sıra bazı nitelikli hâller altında daha ağır ceza yaptırımlarına bağlanmıştır. Kanun koyucu, suçun işleniş biçiminde ortaya çıkan bazı özelliklerin kamu düzeni ve güvenliği açısından daha yüksek bir tehlike doğurması nedeniyle cezanın artırılmasını öngörmüştür. Bu kapsamda, aklama suçu üç farklı hâlde daha ağır biçimde cezalandırılmaktadır:

1. Kamu görevlisi veya belli bir mesleğin icrası sırasında işlenmesi

Suçun, kamu görevlisi tarafından görevin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak veya bir mesleğin icrası sırasında (ör. muhasebeci, banker, finans danışmanı) işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.Suçun bir suç örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, öngörülen ceza bir kat artırılır.

2. Suç örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi

Eylemin bir suç örgütünün faaliyeti kapsamında gerçekleştirilmesi durumunda ceza bir kat artırılır.Bu düzenleme, örgütlü suçla bağlantılı aklama faaliyetlerini daha ağır yaptırıma bağlar.

Suçun Tüzel Kişiler Üzerindeki Etkisi

Suçun tüzel kişinin faaliyetleri çerçevesinde işlenmesi durumunda, TCK m.60’a göre belirlenen güvenlik tedbirleri uygulanmaktadır.

Bir kamu kurumunun verdiği izne dayalı olarak faaliyette bulunan özel hukuk tüzel kişisinin organ veya temsilcilerinin iştirakiyle ve bu iznin verdiği yetkinin kötüye kullanılması suretiyle tüzel kişi yararına işlenen kasıtlı suçlardan mahkûmiyet halinde, iznin iptaline karar verilir.

Müsadere hükümleri, yararına işlenen suçlarda özel hukuk tüzel kişileri hakkında da uygulanır.

Yukarıdaki fıkralar hükümlerinin uygulanmasının işlenen fiile nazaran daha ağır sonuçlar ortaya çıkarabileceği durumlarda, hakim bu tedbirlere hükmetmeyebilir.

Bu madde hükümleri kanunun ayrıca belirttiği hallerde uygulanır.

Tüzel kişilere karşı uygulanan ilk güvenlik tedbiri, faaliyet izinlerinin iptal edilmesidir. İkinci olarak uygulancak güvenlik tedbiri ise müsaderedir. Müsadere, cezadan bağımsız bir yaptırım niteliği taşır ve suçun işlenmesinde kullanılan, suçtan elde edilen ya da suça tahsis edilen eşya ile ekonomik menfaatlerin ortadan kaldırılmasını amaçlar.

Öncül Suç Kavramı

Bazı suç tiplerinin oluşabilmesi için, kendisinden önce başka bir suçun işlenmiş olması gerekir. Bu ilk suç, ikinci suçun varlık sebebini oluşturur. Buradaki işlenen ilk suç öncül suç olarak adlandırılır.

Bu kapsamında Kanun koyucu da TCK m.282’de suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunu düzenlerken, öncül suçun belirli bir ağırlıkta olmasını şart koşmuştur. Buna göre, alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan doğmuş malvarlığı değerlerinin aklanması hâlinde TCK m.282 kapsamında sorumluluk doğar.

Yargılamanın Yapılacağı Mahkeme

Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 24.06.2021 tarih ve 485 sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 282. maddesinde düzenlenen suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması suçuna ilişkin açılacak davaların Asliye Ceza Mahkemesi görev alanında olacağına karar verilmiştir.

Av. Kaan ÖZENÇ

Hukuki süreçlerde hızlı ve bilinçli hareket etmek kritik önem taşır. Detaylı bilgi ve danışmanlık için bizimle iletişime geçebilirsiniz

Diğer Yazılar
SUÇ GELİRLERİNİN (KARA PARA) AKLANMASI SUÇU
TCK m.282 kapsamında suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması,tanımı, unsurları, nitelikli hallerine ilişkin değerlendirmelerimiz...
GİRİŞ YASAĞI (TAHDİT) KODLARI
Türkiye’de yabancılara uygulanan tahdit (giriş yasağı) kodları nelerdir?...
Altın Kaçakçılığı ve Cezası
Altın kaçakçılığı, gümrükte beyan edilmeyen veya ticari amaçla getirilen altınların akıbeti, müsadere koşulları nelerdir?...
Uyuşturucu İmal ve Ticareti Suçunda Araca El Konulması ve Müsadere: Araç Nasıl Geri Alınır?
Uyuşturucu suçlarında araca el koyma ve müsadere nedir? Araç nasıl geri alınır? Hukuki süreç ve teminatla iade şartlarını değerlendiriyoruz...
Aile Konutu Şerhi Nasılır Konulur?
Aile konutu şerhi nedir, nasıl konulur ve hangi durumlarda kaldırılır? Eşlerin haklarını koruyan bu hukuki düzenlemeyi anlatıyoruz...
Sınır Dışı (Deport) Kararı Nedir ?
Sınır dışı (deport) kararı nedir, hangi durumlarda verilir ve bu karara nasıl itiraz edilir? Hukuki süreçler ve başvuru yollarını anlatıyoruz...